6 Mart 2009 Cuma

Türk öğ(v)ün, çalış, güven...

Türk öğ(v)ün, çalış, güven…
Öğün müdür övün müdür abicim biri açıklasın bana. Güzel bir espri yapacaktım içimde patladı yapamadım. Hayvanın biri çıkıp da la salak o öğ(v)ün yazılmıyor ki derde göt olurum diye. Böyle ezberci öğretip beynimize soktular şimdi yıllarca söylediğimiz bu kelimede aslında ne demek istediğimi bile bilmediğimi anladım. Zaten andımızı okurken de sadece dudaklarımı oynatırdım öğretmenler anlamasın diye.

Varlığım Türk varlığıma armağan olsun..
Bize daha o zamanlarda öğrettiler koşulsuz vermeyi.. Sonrada bu ülkede fuhuş var derler.

Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe, durmadan yürüyeceğime, ant içerim...
Biz daha 1,10 boylarına gelmeden, 40 kiloyu geçmeden, tüylerimiz yokken hatta daha okumayı bilmeden, öğrenmeye çalışırken başladık yemin etmeye (bir ayağım havadaydı, neyse ki toplum bana yalan söylemeyi o zamanlarda öğretti) .
Ve biz Ülkemizi daha çok sevdik

Daha taze bir arkadaşım askeri gitti. 1 hafta sonra sınav izni için geldiğinde allaa kaymış, ayaklar beter olmuş, solmuş zayıflamış sesimi biraz yükseltsem hazır durumuna geçiyor künyesini okumaya başlayacakken susuyordu. Ama eminim bütünleme sınavlarına geldiğinde onu da yapacak. Anlamadığım şey 1 hafta da, üniversite okumuş, kafası son derece iyi çalışan, ama kesinlikle her türlü ağır şartlara dayanacak bir tipi nasıl oldu da 1 hafta sonra izinde bile yüksek sesten hazır olacak şekle getirildi. Ha unuttum, askerlik insanı adam ederdi depil mi? Biz Türkler 20 yaşına kadar adam değiliz zaten. Bizim adam olmaya, öğütülmeye ihtiyacımız var. Yoksa ne kendi kendimize ne de aile eğitimi ile adam olacağımız yok. Hele bide üniversite okumuş, master, doktora falan yapmışsan vay haline, 30 yaşına kadar adam değilsin.

Kimse kusura bakmasın o sizin adamsızlığınız.

Her neyse, demem o ki askeri bir toplumuz, daha bıyıklarımız terlemeden başlar bu askeri eğitim. Ne olduğunu bilmediğimiz anlamadığımız sözler verdirttiler, antlar içirdiler.

Geri alıyorum ulan tüm sözlerimi.

Aynen Spartalılar gibiyiz, şu 300 olanından. Onlar gibi sübyanken başlıyoruz eğitime. Kesin onlar da Türk falandı. Sonunda bu ülkeyi daha çok mu sevdik? Hayır, sadece çok sevmemiz gerektiğini öğrendik. Bu gereklilikte başkalarının istemesi yüzündendi zaten. (aman yarabbi ben eski sağ açığım, solcu mu oluyorum yoksa)

Koşullanmaya alışmış bir toplum olduk sadece. Ne yapmamız gerektiği söylenmeden kıçımızı yerinden kaldıramayan bir toplum olduk. Sokağa tüküren bir toplum olduk. (Gerçi bu tükürüğün konuyla ilgisi yok ama bizim yinede sokağa tüküren bir toplum olduğumuzu gizleyemeyiz ne yazık ki.) bakış açısına göre değişen koşullu koşulsuz ve daha bilimum şartlandırma çeşidi ile Stanley Kubrick in bir çeşit otomatik portakal filminde ki gibi bir hal alıyoruz. 75 milyon insanın %80 i hür iradesiyle karar alamayacak türden. Öyle bir hal alıyoruz ki bırakın oy vermedeki kararsızlığı, kendi sevgilimizi seçerken hatta aşık olurken bile kendi kendimize olamıyoruz. Gerdeğe girerken bile kapıda ahbaplar sırtımızı yumruklar gaza getirmek için. Bırakın bir adamı tek başına yapabilecek belki.

Sözün özü kendi ülkemizi bile kendi kendimize sevemeyecek hale geldik. Sadece ant içmek mi sanki? Her millet kendi tarihini yazar sözünün ne kadar doğru olduğunu bilmek kadar utandırıcı bir şey var mı, bunu hiç fark eden oldu mu?

Allan Maltalısı Osmanlı muhabbeti yaparken adam taşaklarını kaşıya karşıya şöyle anlatır olayı, “sizin o denizci Barbaros var hani dünya ya namsalmış, çok geldi Malta’yı almak için ama bizim 300-500 şövalye tokatlayıp gönderdi geri her seferinde”. Yer mi lan Anadolu çocuğu. Olum Osmanlı gitse Malta’nın karşısında denize zıçsa Malta‘dan daha büyük ada olur. Ah ulan yabancı dilin önemi işte. Düşündüm o kadar zıçmak ne demek aklıma gelmedi İngilizcesi. Neyse araştırdım baktım ki, Malta’nın tek büyük tarihi Barbaros tan daha dorusu Barbaros’u tokatlamakla geçiyor. Heriflerde taşaklı şövalye varmış abicim.

Hayır bana önceden öğretilse ben vereceğim ağızının payını, herif birden öyle söyleyince apışıp kalıyoruz.

bak sinirlendim yine a.q. bu kafa yüzünden bunca ant'a, eğitime, askerliğe rağmen hala kıçımızı kaşıyıp sokağa tükürüp (biliyorum konu ile ilgili yok)gezmeye devam ediyoruz. Bu mudur yani abicim?
Nil Karaibrahimgil söylüyor, bu mudur?

5 yorum:

birfincankahveiçinbirpenny dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=UzDmcFo-Dhg

buda ekstrası benden olsun
http://www.youtube.com/watch?v=CuBPyYYPcmo

gregor samsa dedi ki...

sen askerliği yaptın mıydı?

birfincankahveiçinbirpenny dedi ki...

ben hiç adam olmayacaklardanım .)

Melih Dere dedi ki...

bu mudur diye sormuşsun ya. Evet, butdur.

Ayrıca gregor sana askerliğini yaptın mı diye sormuş. Senin zeynal olabileceğin ihtimalini düşünüyorum. Pislik herif:)

NaKHaR dedi ki...

öğün bildiğimiz sabah öğle akşam yenen yemeğe deniyor bildiğim kadarıyla...

övünmekten övün öğünmek değil yani :)

http://tdk.gov.tr/TR/Genel/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF4376734BED947CDE&Kelime=t%u00fcrk+%u00f6%u011f%u00fcn+%u00e7al%u0131%u015f+g%u00fcven


http://tdk.gov.tr/TR/Genel/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF4376734BED947CDE&Kelime=t%u00fcrk+%u00f6%u011f%u00fcn+%u00e7al%u0131%u015f+g%u00fcven

Related Posts with Thumbnails