11 Mart 2009 Çarşamba

The others...

Hiç bir şey demeden gözlerini gözlerimin içine dikti ve yumruğunu suratıma doğru salladı... Parmakları tam bir kıl yumağı. Oldukça tombul bir eli ve iri kemikleri var, aynı zamanda parmak kemiklerinin eklem yerleride yaralı. Belli ki benden önce bir başkasınada sağlam bir yumruk indirmiş. Yüzük parmağında koca yeşil taşlı bir yüzük, işaret parmağında ise alyansa benzeyen bir başka yüzük daha var. Yüzüğün üzerinde bazı şekiller var ama şuan net göremiyorum. Yumruk benim sol gözüme doğru geldiğine göre belli ki adam solak değil. O koca yüzüğü de sağ el parmaklarına taktığına göre pratiğide kapmış. Şimdi daha net görebiliyorum. Herifin adı ile ilgili olsa gerek bir harf var yüzükte. O kıllı el ise yumruk şeklinde iyice suratıma doğru yaklaşmış durumda. Kaçmayı denesem kurtulabilir miyim acaba? İmdat falan desem? Karşı cadde de kırmızı bir doğan kırmızı ışıkta geçiyor. Yurdum insanı hala alışamadı şu mobese kameralarına. Herifin suratına bakmak istemeyip, gözümü kaçırsamda yinede gözgöze gelmekten kendimi alamıyorum. O kıllı surat korkunç bir hal almış durumda. Bakmaya bile cesaret edemiyorum açıkçası. Güneşin yansıması yüzükten sekerek gözümü alıyor bir an, görüş açım şu an için sıfır. Etrafta bana yardım edecek kimse de yok. Şimdide bir gölge hissediyorum yüzümde... Nedendir bilmiyorum, "beklenen gün gelecekse çekilen acı kutsaldır" sözü geldi aklıma. Sonunda, geldi...

İnsanları anlamak bazen o kadar zor oluyor ki. Aslında şöyle bir mantıklı düşününce İstanbul'da yaşayan birinin insanları anlayabilme gibi bir imkanıda yok. Hani deriz ya 72 milletten insan var. Her milletin her kültürünü anlamış olmak demektir İstanbul'da insanları anlamış olmak demek. Hayır bre allahın adamı, en ufak şeyden de kavgayı büyütüp yumruk atılmaz ki öyle hemen adama. Bre insanevladı diyeceğim ama görenler bilir bir insandan çıkmış olabilme imkanı oldukça düşüktü. Yine de aklı başında olan adam fazla uzatmaz böyle şeyleri. Kafamı s*kim İzmiri bırakıp geldik buralara. Orda gidip adama çarpsan "özür dilerim abi" der insan. Yoldan geçen birinin gözlerinin içine baksan kafasını öne eğer yoluna devam eder, dişiyse kuyruk sallar peşinden gidersin. Burda öylemi, "uleyn ben seen allahi kitabi". Bunlar yine daha edeblisi. "uleyn ben seen aneyn bacıyn"... "Anayı bacıyı katma bak" desen atlar üstüne, zannedersin ki sen onunkine küfür etmişsin. Malum saç az biraz uzun, üstüne bir de küpe falan. İstanbul abi burası, Dünya Kültür Başkenti falan. Benim girip sağ, çıkıncada erkek dönemeyeceğim yerlerin yüzölçümü nedir İstanbul'da? "Bradır (bknz:desmond) bu saçlar, bu küpeler ne? ne ayaksın leyn de bakim baa?","şşt bilader ipnamısınız" yada "kedi mi kesiyon goçum burda amua goyarım seen". Hayır ben mi fazla abartıyorum yoksa bu dialogları. Zira bir süredir bu tarz yerlerden ve kimliklerden uzak tutuyorum kendimi, tabiri caizse "others" muamelesi yapıyorum. Bazen ırkçılık bazen faşizanlık gibi gelsede özümde g*tümü kollamak diyorum ben buna.

Öz dedikte işin özü, burası İstanbul değilde, burası Türkiye demek lazım. Zira İstanbul'u bütünleştirende her milletten adamın istiflenmesi değil mi? Kabul etmek gerekir ki Anadolu şehirlerine göre daha görmüş geçirmiş bir memleket şu İstanbul. Her anı macera ve ekşın dolu. Ama yinede şortla motora binip t*şakları havalandıra havalandıra sadece Anadolu diyarlarında değil Dünya Kültür başkenti'nin bile bir çok semtinde gezemiyorsun ne yazık ki. Gel gelelim ben onları anlayabildim mi? Hayır, bende onları hiç bir zaman anlayamadım ama hiç değilse, sırf bu yüzden laf atmaya sözsel yada görsel tacize ve dövmeye kalkmadım...



Melihciğim, o gezinin ardından çektiğimiz fotoğrafı asıyorum...Nede olsa senin yazından yola çıkarak yazdım... Şu ekonomik krizde malum konu kıtlığı...

2 yorum:

Melih Dere dedi ki...

Kardeşim başlattınız bi "hayaların havalanması" şeklinde geyiği, kaç yazı kaldı bunun yüzünden:) Oradaki yazının anafikrini anlatmak için, illa salonun yetkili şaileri gibi dipnot mu ekleyelim. Ben diyorum ki yemişim anadolunun misafirperverliğini! Ve ekliyorum, İstanbul'un en avrupai semti bile anadoludur.

birfincankahveiçinbirpenny dedi ki...

Diyarbakır'da doğunun Paris'i dir zaten

Related Posts with Thumbnails